Ghost of Kaş

← Rehberler

Kekova'da neden yüzülmez? Batık şehir yasağının sebebi

Güncellenme: 2026-07-31

Sezon boyunca her gün, batık şehrin üzerinden geçen bir teknede biri aynı soruyu soruyor: buradan girsek olmaz mı? Cevap hayır ve sebebi kâğıt üstünde bir kuraldan ibaret değil. Aşağıda yasağın neye dayandığını, teknelerin neden durmadığını ve kalıntıların üzerinden geçmenin tek yasal yolunu anlattık.

Kekova batık şehirde yüzmek yasak mı?

Kekova adası ve Kaleköy (Simena), korunan suların üzerinde
Photo: Bjørn Christian Tørrissen, CC BY-SA 4.0, via Wikimedia Commons

Evet, yasak. Kalıntıların bulunduğu bölgede yüzmek, şnorkelle dolaşmak ve tüplü dalış yapmak yasaklanmış durumda. Bu, teknelerin keyfî bir kararı değil, alanın koruma statüsünden gelen bir kural.

Kural yalnızca yüzmeyi değil, demirlemeyi ve kalıntı bölgesinde durmayı da kapsıyor. Yani kaptan yavaşlayıp geçiyorsa size zorluk çıkarmıyor, kuralı uyguluyor.

Yasak neden var?

Çünkü orada kazılmamış bir su altı yerleşimi duruyor. Duvarlar, merdivenler, rıhtımlar ve zemin döşemeleri yüzyıllardır yerinde; bugüne kadar ayakta kalabilmelerinin sebebi tam olarak eller ve paletlerin uzak tutulmuş olması.

Su altındaki yapılar göründüklerinden çok daha kırılgan. Palet darbesi, demir taraması ve üzerine basılması taş dizilerini dağıtıyor; bir kez dağıldığında hangi taşın nereden geldiği bir daha bilinemiyor. Dahası, yüzeyde duran küçük buluntular kolayca toplanabiliyor. Serbest bırakılmış bir alanda bunların birkaç sezon içinde tükeneceğini tahmin etmek zor değil.

Kısacası yasak, manzarayı sizden esirgemek için değil, manzaranın var olmaya devam etmesi için konulmuş.

Kekova batık şehri nasıl battı?

Kalıntılar, Kekova adasının kuzey kıyısındaki antik Dolchiste yerleşiminden kalanlar. Şehir Likya döneminde kurulmuş, Roma döneminde de yaşamaya devam etmiş bir kıyı yerleşimi.

MS 2. yüzyıldaki büyük depremlerde kıyı hattı çöküyor ve yerleşimin deniz tarafındaki bölümü suyun altında kalıyor. Yani şehir bir anda batmıyor; zemin alçalıyor ve deniz ilerliyor. Bugün suyun içinde gördüğünüz merdivenler ve kapı eşikleri, o gün karada olan yapıların alt katları.

Şehir depremden sonra tamamen terk edilmiyor; Bizans döneminde kıyının yukarı kesimlerinde yaşam sürüyor. Bu yüzden alanda hem Likya ve Roma hem de Bizans izleri bir arada bulunuyor. Aynı kırılmanın izleri Simena ve Aperlai gibi çevredeki kıyı yerleşimlerinde de görülüyor; bölgeye hayalet kentler kıyısı denmesinin sebebi bu.

Alanın hukuki durumu ne?

Kekova ve çevresi 1990'dan bu yana Özel Çevre Koruma Bölgesi. Batık kalıntıların bulunduğu kesim ise birinci derece arkeolojik sit alanı; bu statü, kültür varlıklarını koruyan mevzuat kapsamında en yüksek koruma seviyesini ifade ediyor.

Bölgede deniz trafiği, demirleme noktaları ve tekne rotaları izne bağlı. Gezi tekneleri belirli bir koridordan ve belirli bir hızla geçiyor. Denetim de gerçek: alan yönetimi ve Sahil Güvenlik kontrol yapıyor, ihlal hâlinde tekne ve sorumlular hakkında işlem başlatılıyor.

Tekneler tam olarak ne yapabiliyor?

Belgeli gezi tekneleri kıyı boyunca yavaş seyredebiliyor. Yolcular berrak sudan kalıntıları izliyor; tekne durmuyor, demirlemiyor ve koridorun dışına çıkmıyor.

Bu yüzden batık şehir bölümü turun en kısa parçası: on beş, yirmi dakika sürüyor ve hareket hâlinde geçiyor. Fotoğraf çekecekseniz makineyi önceden hazırlayın, güneş açısı öğleye doğru en iyi görüşü veriyor.

Cam tabanlı bölümü olan tekneler de aynı kurala tabi. Cam taban avantaj sağlıyor gibi görünse de kalıntıların çoğu kıyıya bitişik ve sığ olduğu için asıl fark suyun berraklığından geliyor.

Kalıntıların üzerinden geçmenin yasal bir yolu var mı?

Bir tane var: rehberli deniz kanosu. Belgeli rotalarda çalışan kano grupları batık yapıların üzerindeki su yüzeyinden geçebiliyor. Demir atılmıyor, hiçbir şeye dokunulmuyor, geride yalnızca bir teknenin gölgesi kalıyor.

Bu, kalıntılara yasal olarak en çok yaklaşabileceğiniz biçim ve kano turunun var olma sebebi de bu. Suyun bir karış altındaki duvarları hareketsiz bir kanodan yukarıdan izlemek, hızla geçen bir teknenin küpeştesinden bakmaktan farklı bir deneyim.

Kano turlarında da kural aynı: dalmak, yüzmek ve kalıntıya dokunmak yok. Yüzme molası kalıntı bölgesinin dışında veriliyor.

Kekova'da dalış yapılabiliyor mu?

Korunan kalıntıların üzerinde hayır. Bu alan tüplü dalışa tamamen kapalı ve bunun istisnası yok; bilimsel çalışmalar ayrı bir izin rejimine tabi.

Dalmak istiyorsanız kırk dakika batıdaki Kaş doğru adres. Kaş, Türkiye'nin en iyi dalış üssü sayılıyor: duvarlar, resifler, mağaralar ve batıklar var, su berraklığı yüksek ve merkezler yıl boyu çalışıyor. Belgesi olmayanlar için deneme dalışı seçeneği bulunuyor.

Peki nerede yüzülüyor?

Korunan bölgenin dışındaki izinli koylarda. Kekova kanalının içi ve çevresi bu koylarla dolu; her tekne gününü zaten onların etrafına kuruyor.

Su aynı berraklıkta ve dalga neredeyse yok, çünkü kanal ada tarafından rüzgâra kapalı. Tek fark altınızda ne olduğu: Bizans dönemine ait bir mutfak zemini yerine deniz çayırı ve balık.

Yani yasak gününüzden bir şey eksiltmiyor. Batık şehri yüzerek gezme fikri zaten çoğu kişinin sandığından daha az manzara sunardı; kalıntılar sığ ve dağınık, asıl etkileyici olan yukarıdan görülen bütünlük.

Kurala uymayanlara ne oluyor?

Alan denetleniyor. İzinsiz demirleme, kalıntı bölgesinde yüzme ve dalış tespit edildiğinde tekne işletmesi ve kişiler hakkında idari işlem başlatılıyor; kültür varlıklarına zarar verme ve buluntu çıkarma ise ayrıca ceza hukukunun konusu.

Pratikte belgeli operatörler bu riski almıyor, çünkü ruhsatları buna bağlı. Size "biz kısa bir dalış yaptırırız" diyen bir teklif görürseniz, o teknenin başka konularda da kural tanımadığını varsayabilirsiniz.

Gerçekten sorulan sorular

Batık şehirde şnorkelle bakılabilir mi?

Hayır. Kalıntı bölgesinde yüzmek ve şnorkelle dolaşmak da yasak kapsamında. Kalıntılar zaten yüzeye yakın ve tekneden berrak suda görülebiliyor.

Kekova'da dalış yapılabilir mi?

Korunan kalıntıların üzerinde yapılamıyor. Dalış için Kaş'a gidin; bölgenin dalış merkezleri orada ve noktalar Türkiye'nin en iyileri arasında.

Kanolar gerçekten kalıntıların üzerinden geçebiliyor mu?

Evet. Rehberli gruplar durmadan ve hiçbir şeye dokunmadan yüzeyden geçebiliyor. Alanın tam üzerine çıkmasına izin verilen tek araç kano.

Bu alan ne zamandan beri korumalı?

Kekova ve çevresi 1990'dan bu yana Özel Çevre Koruma Bölgesi; kalıntıların bulunduğu kesim birinci derece arkeolojik sit alanı. Bugün görülecek bir şey kalmasının sebebi bu koruma.

Tekne neden kalıntıların üzerinde durmuyor?

Çünkü demirlemek ve durmak yasak. Tekneler belirli bir koridordan yavaş geçiyor; bu, alanın kuralı ve kaptanın tercihi değil.